sizin hayatınızdaki en büyük hata ne? hiç düşündünüz mü?

lan geçen aklıma ne geldi. – bu da enteresan bir yazıya giriş biçimidir. kassak literatüre geçebilir. ama geçmeyedebilir-

aşk acısı çekiyorum öyleyse sezen aksu dinlemeliyim günlerindeyim. evet. aşk acısının 2. haftası civarı işte böylesine ilginç bir dönemdir. bilen bilir arkadaş, sezen aksuda öyle kısık sesle dinlenirse bi faydası olmaz o dönemde.  bu noktada sezen aksuyu yüksek sesle dinlersen ne faydası olacak diyenler olabilir ki haklıdırlar. o da apayrı bir konu. kendisi öldürmeyip süründürür. biliriz.

neyse dönem öyle bir dönem. bende hem aşk acısı çeken hemde evsiz kalmış bir insan olarak bizim validenin kardeşinin evinde ikamet ediyorum. vaziyet pek iç açıcı değil anlayacağınız. üstüne üstlük teyzem olucak ağzı gevşek insan valideye herşeyi yumurtlamış. burada kendisinden daha fazla bahsedip rencide etmek istemiyorum ama ufakta bir çocuğa sahip kendisi.

velhasıl bu velet 3 yaşında ve nedense 3 yaşındaki çocuklar öğlenleri uyuyorlar. -evet geceleri de uyuyorlar- yada bizim ailenin yıllardır vazgeçemediği bir gelenek. artık bilemiyorum ama en güzel bebek uyuyan bebektir gözümde. ne lan yoksa, alcan kafasını kopartcan filan. sevmem yani çocukları. hoş çocuklarda beni pek sevmezler zaten. sevmesinlerde. – evet. kızlar sevsin beni. kızlar! sevin lan beni!-

işte, o sezen aksu dinlemeli ama sesi açmalı dönemlerinde -yani acı çekiyorum ve bunu belli etmekten ötürü mutluyum dönemi- bu çocuk sürekli uyuduğundan vede bizim validenin kardeşi sürekli bunun üzerine titrediğinden, uyuduğu dönemlerde laptopun sesi açamıyoruz. zira çocuk uyanıyor.

ah. siz bilemezsiniz aşk acısı çeken bir adamın evinde ufak bir veledin olmasının ne demek olduğunu. pezevenge “aşk acısı çekiyorum lan sussana it!” diyemezsiniz. anlamaz zira. tek bildiği araba sürelim, top oynayalım vede parka gidelimdir. ve bunları yapmazsanız bilin ki kıyamet kopar. zaten hayattan bezmişim bir de bununla uğraşıyorum ki ne büyük günah işledimde başıma bunnar geldi halen çözebilmiş değilim. ha hayatında daha neyi çözebildin ki derseniz… o da apayrı bir konu.

konumuza dönersek laptopun sesi açamaz vaziyette birden kendimi ifade eden şarkıyı buldum…

“kalınca sebepsiz bir başıma

hatıralar beynimde dans ediyor

günahlarım dizilip bir bir karşıma

sanki birer birer intikam alıyor”

amanın. sesi açmalıyım. sesi açmalıyım hocu. ama ama ama ama ama… açamam. veled uyuyor lan bildiğin. ve uyanması demek laptopu kapatmam demek. ve bilgisayarı kapatmak müziksiz kalmak demek. ve müziksiz kalmak demek düşünmek demek.ve eğer uyanırsa o ve ben müziğe son verip bilgisayarı kapamaz isem gelip tuşlara basıp, herşeyi mahvedebilir. herşeyden önemlisi validenin kardeşi veledi uyandırdığımdan mütevellit beni biçebilir. evet. kendisinin biçmek gibi bir özelliğide var. malum. validenin kardeşi.

birşey yapmalıyım. bir şekilde yüksek sesle müzük dinlemeliyim. böyle bangır bangır olmalı. kımıl kımıl olmalı. janjanlı olmalı. abidik olmalı gubidik olmalı. olmalı da olmalı.

“ahh ahh şu keman sololarını boğaza karşı dinlemek olsaydı… ahh ahh bi arabam olsaydı, binerdim ona açardım son ses.. çıkardım boğaza…”

iç ses; “aaaama… bi dakka lan… arabam yok ama….ama param var yahu benim. “

dış ses; “yani?”

yani herşeyi yapabilirdim sevgili okur. herşeye gücüm yeterdi. bu ülkede paranın satın alamayacağı hiçbirşey yoktu o dönemde halende yoktur. o sessizlikte şarkıyı cd’ye çektim. sonrada aldım ceketimi cıktım evden. -tabii kapıyı sessizce örterek yani çarpamadan- elimde cd. içinde tek bir şarkı. gidiyorum ulan. isyanım var.

“nereye gidiyorsun?”

köprüye değil tabii ki. parayla mutluluğu satın almaya. para mutluluğu satın alabilir mi? bence alabilir. gerçekten. yeminlen.

evden çıkıp üsküdar iskelesinin önüne gittim sonra. hava bulutlu aylardan eylül hafifçe çiseleyen yağmur soğuk olmayan fekat serin bir hava. tam aşk acısı çekmelik. ayrıca herzaman şöyle düşünmüşümdür ki; aşk acısının tadını çıkarmak gerekir. zira herzaman insanın başına gelmez. geldimide kaçırmamak lazımdır. evet. benim gibi bir iki piskopat kalmıştır belki diyerekten üsküdar iskelesine geri dönüyorum…

sıralı taksiler arasında dolaşmaya başlıyorum.. soruyorum…soruyorum da soruyorum. cd çalabilen taksi soruyorum.. ve sonra buluyorum da. taksiciler şaşkın, anlamsız anlamsız bakıyorlar. baksınlar. hayatı taksicilerin bakışlarından yaşayacak değiliz ya.

biniyorum bulduğum taksiye… “abi” diyorum “tak şunu cdye.. ver sesi… boğazda dolanıcaz.” o kadar.

o da paran var dimi diyor. kes bakışı atıyorum. kes. -evet bakış atmak. anelkadan literatürümüze büyük bir armağandır. öyle böyle değildir. aslında anelkadan da değil milliyet gazetesi spor servisinin bizlere bir armağanıdır bu deyim. gol kaçıran anelka fotosunun altına; “haftaya kadıköye nasıl gidicem bakışı attı” yazabilecek kadar kallavi insanlardır kendileri-

anelka golü kaçıradursun biz takisciyle dolanıyoruz. dolanıyoruz da dolanıyoruz. tam 19 kere dinliyorumz şarkıyı. mutluyum. parayla mutluluğu satın alıyorum. siz de satın alın. evet. yapın.

“kalınca sebepsiz bir başıma

hatıralar beynimde dans ediyor

günahlarım dizilip bir bir karşıma

sanki birer birer intikam alıyor

yüreğimden zincire vurulmuşum

anılar her bir halkayı bağlıyor

ben duygularımın esiri olmuşum

hatalar yalan duygularda başlıyor…

sen de benim hatalarımdan birisin

sen en büyük günahların bedelisin

senin için harcanan zamana yazık

sen en güzel duyguların katilisin…”

 

….başlığa gelince. bunu düşündüm lan ben bugün. yazıyla pek (pek mi?) ilgisi yok yani. siz de düşünün çok ilginç sonuçlar verebiliyor. evet. oturun ciddi ciddi bunu düşünün. bende hiç düşünmemiştim daha evvelden.

presidentrwanda hakkında

hahayt. ben amerikadayken...
This entry was posted in angelina jolieleride aldatırlar., aşkın acı hali, düşünmek, hayvanım. hayvansın. hayvan. and tagged , , , , , , , . Bookmark the permalink.

7 Responses to sizin hayatınızdaki en büyük hata ne? hiç düşündünüz mü?

  1. Jack says:

    hayatımdaki en büyük hata -inanmıcaksın belki ama- hatasız bir insan olmaya çalışmaktı. ayrıca paranın beni alamayacağını bilmeni isterim. fakat bu da bir döngü sonuçta. illa ki beni bişey alabilecektir. ve beni alabilecek şeyi de para muhtemelen alabiliyordur. dumtıs.

  2. benimde hayatımda yaptığım en büyük hata.. bir seçimden ibaret.

    o seçim ki 5 yılımı mahvetti. düşünüyorumda halen hata yapmadığımı iddia eden bir beynim var. fakat olaylara yukarıdan baktığımda mantıklı olan hata yapmış olmam. evet, beynimle ben ayrı ayrı takılıyoruz. ilginciz biraz.

    ama esasında o hatayı yaptıktan sonra hata yapmaya devam etseydim şu an mutlu bi insan olabilirdim. hata yapmadım. pişmanım.

    peki ne dedim ben şimdi. bilemiyorum.

    aslında çok şey ima ettim.

  3. Jack says:

    imalarını görüyorum ve arttırıyorum.

    yaşadığımız her şeyin bir hata olma ihtimali var. sen bu 5 yıla şimdiki zamandan baktığın için hata gibi görünüyor o günler. fakat o 5 yılın içinde yaşıyorken bunun yaptığın en güzel şey olduğunu düşündüğünü de biliyorum. arada böyle güzellikler yapıyor bize hayat :P

  4. fakeangel says:

    umarim jack de son 5 yilina bir hata olarak bakmiyordur :p

  5. jack says:

    bakmiyorum tabiki de tatlim benim.

  6. jack says:

    benim kılığıma da giriyorsun artık he feyk? görüyor musun prw neler yapıyor. tatlım yazmış bi de ahaha. piç ettik buraları da kusura bakma.

  7. dicek bişi bulamıorum. olm msn, facebook şifresi verilmez bilmiomusun? hı? blog sölenmes bile.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s